ONLİNE YORUM: DÜŞÜNCENİ ÖZGÜRCE PAYLAŞ

29/6/2007 - ABD SÜPER GÜÇLÜ TÜRK ORDUSUNU YENEMEZ

Kategori: gundem

ABD SÜPER GÜÇLÜ TÜRK ORDUSUNU YENEMEZ
Yanlış okumadınız! Yunan dergisi böyle yazdı...


 

 

 

Yunanistan'da yayımlanan Pontiki dergisi "ABD, gelişen bir sanayi ve teknolojiye sahip süper güçlü Türk ordusunu yenemez" dedi..

Washington'daki Hudson Enstitüsü'nde konuşulan senaryo hala tartışılırken bir senaryo da Yunanistan'dan geldi. Yunanistan'da haftalık yayımlanan ve tirajı 20 bin civarında olan Pontiki dergisinde K. Irak'ta Türkiye ile ABD'nin çatışma olasılığına yer verildi ve Türk ordusu övülerek şu ifadeler kullanıldı:

* ABD KORKAR: Amerikalıların süper güçlü Türk ordusunu yenme olasılığı çok az. Amerikan ordusu artık Irak'ta daha fazla dayanamayacak ve güçlü Türk ordusuyla karşı karşıya gelemeyecek durumda. Türkiye ne Irak ne de Afganistan'dır. Dünyanın en çağdaş ve güçlü ordularından birisine sahiptir.

* KAYIP VERİR: Amerika, bütün askeri gücünü harekete geçirirse Türkiye'ye üstünlük kurabilir ancak çok büyük kayıplara da uğrar. Amerikan toplumu, çıkarları açısından belirsiz bir neden için bu kadar güçlü bir ülkeyle, geniş bir bölgede savaşa karışmasını zor kabul eder.

* ALTERNATİFLER VAR: Türkiye'nin her geçen gün daha da gelişen güçlü bir sanayi ve teknoloji temeli var ve muhtemel bir Amerikan ambargosu karşısında, bugün değilse de, önümüzdeki yıllarda Amerikan imalatı sistemlerini, örneğin F-16 savaş uçaklarını desteklemek durumunda olacak. Ayrıca Türkiye, son yıllarda silah sistemlerinde ortak üretim yapılması bağlamında sınırsız teknik ve bilim ithalini şart koşuyor.

* AŞIRI SENARYO: Aşırı da sayılsa, Türkiye'nin ABD ile çatışmadan korkmaması bir yana, sembolik düzeyde de olsa ABD ile bir çatışmayı istemesi olasılığını da düşünmeliyiz. Böylece "imparatorluk" ve bölgenin "doğal lideri" imajı iyice yerleşecektir. Böylesi bir gelişme, Kemalistlerle İslamcılar arasındaki sürtüşme nedeniyle tehlikede olan ulusal birliği sağlayacaktır ve ülke içindeki rekabette asker sınıfına kritik önem de verecektir.


Bülent AYDEMİR / SABAH


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/6/2007 - ŞIMARIK ZENGİNLERİMİZE PARASIYLA FERRARİ SATILMADI.

Kategori: hobi

 
Türklere 60. yıl Ferrari'si yok
750 bin Euro'luk Ferrari'ye talip Türklere onay çıkmadı: CV'niz yetersiz

26.06.2007 17:39

Ferrari'nin 60’ncı yılı nedeniyle yenileyerek sadece 60 adet ürettiği 612 Scaglietti modelinden Türk müşteriler, araç CV’leri beğenilmediği için alamadı. Fermas Genel Müdürü Orhan Ülgür, "612 Scaglietti için CV istediler, biz de birkaç müşterimizin CV’sini Ferrari’ye gönderdik, ancak onay çıkmadı" dedi. 612 Scaglietti’nin Türkiye fiyatı 750 bin Euro’yu buluyor.

İTALYAN Fiat Grubu bünyesindeki dünyanın en ünlü lüks spor otomobil markalarından biri olan Ferrari, 60’ıncı yılını üretim tesislerinin bulunduğu Maranello kasabasında kutladı. Kutlamalara tüm dünyadaki Ferrari distribütörlerinin yanısıra Türkiye dahil çeşitli ülkelerden 300’e yakın basın mensubu da katıldı. 60’ıncı yıl nedeniyle yenilenerek sadece 60 adet üretilen Ferrari’nin 612 Scaglietti Sessanta modeli de basına tanıtıldı. Törende Ferrari Başkanı Luca di Montezemolo dahil, Genel Müdürü Amedeo Felisa, Ürün Geliştirme Direktörü Massimo Fumarola ve dünyanın sayılı mühendislerinin dahil olduğu teknik kadro da hazır bulundu. Pek çok yenilik taşıyan, tavanı açılmadan istenildiğinde aydınlatılıp karartılabilen 540 beygirlik 60 adet özel 612 Scaglietti’nin tamamı satıldı. Ancak genelde sınırlı sayıda üretilen bu tür özel yapım ürünleri alanlar arasında mutlaka bir Türk olmasına karşın, bu kez 60’ıncı yıl için özel üretilen Ferrari’lerden alan Türk çıkmadı. Özel yapım 612 Scaglietti’ye talip olan Türkler, olumlu yanıt alamadı.

KRİTERLER TUTMADI:

Ferrari’nin Türkiye Distribütörü Fermas’ın Genel Müdürü Orhan Ülgür, bu durumu şöyle açıkladı: "Bu özel yapım Ferrari’yi Türkiye’den bazı müşterilerimiz de istedi. Ferrari yönetimi, 60’ıncı yıla özel Ferrari’lerden isteyenlerin CV’lerini istedi. Türkiye’den de birkaç müşterimiz böyle bir talepte bulundu. Onların CV’lerini gönderdik. Müşteri CV’lerinde, ’Kaç yıldır Ferrari kullandıkları, kaç tane Ferrarileri olduğu" gibi ayrıntılar yeralıyordu. Ferrari merkez yönetimince bu CV’ler değerlendirildi. Türkiye’den özel yapım 612 Scaglietti alan olmadı."

BAŞKAN DA ALAMAMIŞ:

60’ncı yıl için üretilen 612 Scaglietti Sessanta’nın üzerindeki örtüyü tepe yöneticileri birlikte kaldırıp basına tanıtan Ferrari Başkanı Luca di Montezemolo da, bu araçtan kendisi için bir tane istediğini, ancak tamamı satıldığı için alamadığını söyledi. Konuşmasında 16 yıl başkan olarak kendisinin yönettiği şirketin geçmişi ve önümüzdeki dönemine ilişkin bilgiler aktaran Montezemolo, "60 yılda sıra dışı olaylar, zor ve harika zamanlar, hepsi yaşandı. Tasarım, teknoloji, tutku ve hayal. İşte Ferrari bu" diye konuştu.

FİYATI 750 BİN EURO:

Pazarlama Müdürü Andrea Ferrari ise 612 Scaglietti’nin İtalya satış fiyatının yaklaşık 340 bin Euro olduğunu söyledi.

Fermas Genel Müdürü ise bu rakamın, vergiler nedeniyle Türkiye’de 750 bin (1.3 milyon YTL) Euro’yu bulduğuna dikkat çekti. Soyadı nedeniyle aileden sandığımız Andrea Ferrari, buna ilişkin sorumuza "Hayır, sadece soyadı benzerliği. Bu biraz yaygın bir soyadı" cevabını verdi.

Ferrari, arzulanan güzel kadın gibidir

FERRARI Başkanı Luca di Montezemolo, "Biz Ferrari olarak otomobil değil, hayal satıyoruz" dedi. Kendisinin de 60 yaşında olduğunu hatırlatarak, Ferrari hikayesinin, ailesinin hikayesi ile aynı olduğunu belirten Montezemolo, şöyle konuştu: "Ferrari’nin 50’nci yılını dışarıda kutlamıştık. 60’ncı yılı kendi topraklarımızda, Maranello’da kutlamak istedik. Ferrari hep arzulanan güzel bir kadın gibidir. Hayata geçirmemiz gereken dah çok fikir ve tutkularımız var. Biz Ferrari olarak otomobil değil hayal satıyoruz. Dizayn, tutku, sürüş heyecanı satıyoruz. Sadece güzel otomobil değil, eğlenceli, kullanılabilir otomobil yapmak istiyoruz."

Elektrokromatik camlı tavan kontak düğmesi direksiyonda

FERRARİ’nin 60’ıncı yılı nedeniyle üretilen 612 Scaglietti’de pek çok yenilik var. Bu araba ile geleneksel Scaglietti arasındaki en önemli fark, iki renkli olması ve panoramik tavanı. İstenildiği zaman tavanı açmadan aydınlatılıp, karartılabilen elektrokromatik camla kaplı bir tavanı bulunuyor. Bu sayede aracın içinden göküyüzünü görebiliyorsunuz. Öncekilere kıyasla çok yüksek kalitede deri kaplamalı iç kabini olan 612 Scaglietti’nin, motor çalıştırma düğmesi direksiyona monte edilmiş durumda.

60’ıncı yıl bastonlarıyla Maranello’da buluştular

FERRARİ, İtalya’nın Maranello kasabasında düzenlediği büyük bir organizasyonla 60’ıncı yılını kutladı. Beş kıtada gerçekleşen ve Maranello’da sona eren bayrak yarışının katılımcıları, üzerinde şirketin 60 yıllık tarihi boyunca yaşanan 60 önemli olayı simgeleyen semboller bulunan bir asa (baston) taşıdı. "Ferrari 60. Yıl Yarışı" sayesinde, yan sanayi şirketleri, distribütörler, müşterileri ve onların Ferrari’nin her modelini, her dönemini temsil eden arabaları Maranello’da biraraya geldi.

HÜRRİYET

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/6/2007 - Jandarma Yumruk Atma Olayında Uzlaşmaya Yanaşmıyor...

Kategori: gundem
 
 
28 Haziran 2007 16:20
Üsteğmen ile TOKİ danışmanı arasında çıkan kavgada, TOKİ 'uzlaşalım' dedi. Jandarma reddetti.

Jandarma Genel Komutanlığı, Niğde’de TOKİ’nin toplu açılış töreni öncesinde kolluk kuvvetleri ile TOKİ’de görevli şahıslar arasında cereyan eden olayla ilgili olarak, "Yargıya intikal etmiş olan olayda, ilgili yasalar gereğince, tarafların şikayetlerinden vazgeçmeleri suretiyle uzlaşılmasının söz konusu olmadığını" bildirdi.

      Jandarma Genel Komutanlığı Genel Sekreterliği’nden yapılan yazılı açıklamada, 26 Haziran 2007 tarihinde, Niğde’nin Bor ilçesinde, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı’nca düzenlenen tören öncesinde, kolluk kuvvetleri ile TOKİ’de görevli şahıslar arasında cereyan eden olayın basın ve yayın organlarında geniş şekilde yer aldığı ifade edilerek, şöyle denildi:

      "Anılan olayda görevli kolluk kuvvetleri, bölgede emniyetin tam olarak sağlanabilmesi amacıyla yasaların yüklediği sorumluluk ve verdiği yetkiler çerçevesinde görevini yapmıştır. Yargıya intikal etmiş üzücü olayda, ilgili yasalar gereğince, tarafların şikayetlerinden vazgeçmeleri suretiyle uzlaşılması söz konusu değildir."
     
TOKİ Başkanı ne demişti?
      TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Niğde mitingi öncesi, Bor İlçesi’nde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yaptırılan konutların anahtar teslim töreninde, danışmanları tarafından bir teğmenin yumruklanması iddiasını DHA’ya değerlendirdi. Bayraktar, “Teğmen bana hakaret edip, ittirdi. Danışmanımın vurduğunu görmedim. Teğmenden şikayetçi oldum'' dedi.

      Bor İlçesi’nde TOKİ konutları anahtar teslim töreni öncesi protokol tribününde bomba araması yapılması için alan boşaltılmış. Ancak, alan dışına çıkmak istemediği iddia edilen TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ile sorumlu Teğmen Türker Doğru arasında tartışma çıkmıştı. Bu sırada Bayraktar’ın Basın Müşaviri Uğur Dülekalp ile danışmanı Esat Sadık Soylu’nun, Teğmen Doğru’ya yumruk attığı iddia edildi. Teğmen Doğru yere düşerken, bir astsubay da olayda yere düşerek yuvarlandı. Dülekalp ve Soylu gözaltına alınırken, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

      TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, Niğde dönüşü yemek molası verdiği Aksaray’da yaşadıklarını DHA’ya anlattı. Teğmenden şikayetçi olduğunu söyleyen Bayraktar, “Daha ben olayın ne olduğunu anlamış değilim. Bomba araması yapılacak güvenlik bandının dışına çıkın denildi. Ben, güvenlik bandının dışına çıktım. Sonra, bir teğmen gelip, ‘Buradan da uzaklaşın’ dedi. Dedim ki ben TOKİ Başkanıyım. Burası da güvenlik bandının dışarısı. Yok dediler. Ve bana hakaret edip, ittip, kaktılar. Danışmanlarım vurduğunu görmedim. Bir kargaşa olmuş. Sonra Alay Komutanı geldi. Konuştuk. Daha sonra ben karakola gidip, teğmenden şikayetçi oldum. Ben siyasi biri değilim. Askerle aram iyidir. Teğmen hakkında hakaret ve darp suçundan şikayetçi oldum. Ancak, uzlaşma olursa değerlendiririm. Ben uzlaşmadan yanayım. Benim askerle problemim yok'' dedi.
     
     KARŞILIKLI ŞİKAYETLERİMİZİ GERİ ALALIM

      Yumruklama olayını görmediğini ileri süren Erdoğan Bayraktar, 2 personeli hakkında şikayette bulunulduğu için kendisinin de Teğmen Türker Doğru’dan şikayetçi olduğunu söyledi.

      Karşılıklı olarak uzlaşmaya hazır olduklarını belirten Bayraktar, “Ben genç bir teğmenden şikayetçi olmak istemedim. Ancak onlar şikayetçi olunca uzlaşma kapısını aralamak için şikayetçi oldum. Onlar da orada 10 gündür çalıyorlarmış. Onlar da başbakanı korumak için görev yapıyorlar. Stresli bir ortamdı. Keşke böyle bir şey olmasaydı. Ben şikayetimi geri çekmeye hazırım. Uzlaşmaya hazırız. Karşılıklı olarak şikayetlerin geri alınmasını doğru buluyorum'' dedi.
http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=120134

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/6/2007 - Mehmet Ağar'dan Türban Vaadi

Kategori: gundem
 
 
28 Haziran 2007 06:58
Seçimler yaklaşırken, siyasi partiler her gün yeni vaatlerle toplumun karşısına çıkıyor. Türkiye'nin en kritik konusu türbanla ilgili ilk vaat Ağar'dan geldi.
Ağar: “Kılık kıyafet nedeniyle hiçbir öğrenci üniversite hakkından mahrum kalmayacak”

DP Genel Başkanı Mehmet Ağar, AKP’nin partisine yönelik “eşi başörtülü cumhurbaşkanı seçtirmediniz” propagandasını, “üniversitede türban serbestisi” vaadiyle boşa çıkartmaya çalışacak. Mehmet Ağar AKP’ye yönelik yeni stratejisi çerçevesinde, son miting ve televizyon konuşmalarında da türban konusuna özel vurgu yapmaya başladı. Ağar, propaganda konuşmalarında AKP’ye, “2002 seçimlerinde bas bas bağırıyordunuz, başörtüsü diye, şimdi seçim beyannamenize yazamıyorsunuz” diyerek yükleniyor.

Ağar başkanlığında önceki gün toplanan DP Başkanlık Divanı toplantısında, üyeler seçim bölgelerinde en çok Cumhurbaşkanlığı seçimi oylamalarına katılmamaları nedeniyle eleştiri aldıklarını belirterek, AKP’nin özellikle kırsal kesimde tüm seçim propagandasını bunun üzerine oturttuğunu dile getirdiler.

“Farklı açılım şart”
Başkanlık Divanı üyeleri, AKP’nin 2002 seçimlerinde olduğu gibi bu seçimlerde de “mağduriyet” üzerinden oy toplamaya çalıştığını ifade eden ve bu startejinin de vatandaş üzerinde etkili olduğu gözlemini aktardı. Toplantıda yapılan bu değerlendirmelerin ardından, AKP’ye karşı “üniversitede türban serbestisi” kozunun kullanılması fikri ortaya atıldı. Bunun için de yazımı tamamlanan ve 1 Temmuz’da kamuoyuna açıklanması planlanan 101 safyalık “Çare var” adlı seçim beyannamesine bu yönde bir ifade eklenmesi görüşü benimsendi.
 
<****** type=text/**********> var tmp; tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a"); for(i=0; i
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/6/2007 - Melih Gökçek'e Mhp Yanıtı 2

Kategori: gundem

BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk'te yayınlanan programda, Ertuğrul Özkök'ün "DTP ile bir koalisyon olabilir mi?" şeklindeki sorusuna "Şartlar yarın neler gösterir... Bunun için şimdiden erken konuşup da kilitlemek yanlış olur diye düşünüyorum. Demokrasinin içerisinde çareler tükenmez deniliyorsa. Birçok çareler de çıkabilir bu arada. Onun için sabırlı olmakta fayda var." diyerek resmen kendi ağzından AKP-DTP koalisyonunu kurabileceğini müjdelemişken (!) İ.Melih Gökçek, daha hangi akıla hizmetle MHP-CHP koalisyon senaryoları yorumluyor, anlaşılır değil…

BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın koalisyona ışık yaktığı DTP'nin eski Eşbaşkanlarından ve şimdi Diyarbakır Birinci Bölge Adayı Aysel Tuğluk Diyarbakır'da Recep Tayyip Erdoğan'la aynı saatlerde konuştu ve Erdoğan'a şöyle seslendi "Gelin bu birlik ruhu temelinde, Meclis çatısı altında yeni bir başlangıç yapalım. Biz buna hazırız. Siz hazır mısınız?"

Aysel Tuğluk, hazır olduğunu ilk vurgulayan zaten AKP iken, daha ne sorularla zaman kaybediyorsunuz? Onlar da hazır, siz de hazırsınız… O halde İ.Melih Gökçek'e söyleyin de, bu nikâhın şahitliğini Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin nikâh salonunda yapsın!

Kendi partisi AKP, PKK'nın sözcülüğünü yapan, askerlerimizi şehit eden PKK'lıların leşlerini kendi eliyle gömen DTP'li yetkililerle koalisyon yapmaya hazırlanıyor. Ama İ.Melih Gökçek denen bu muhterem, CHP-MHP koalisyonunun zararlarını anlatıyor.

Tek başına iktidara gelemeyeceğini anlayan AKP, Apo'nun İmralı'dan bizzat avukatları aracılığı ile kurdurduğu DTP'ye göz kırpmıştır.

İ.Melih Gökçek, bir televizyon programında da AKP-DTP koalisyonunun faydalarını(!) bu millete anlatır mı acaba?

Adama bak, PKK'nın partisi DTP ile koalisyon kurmak, kendileri açısından, Türkiye açısından mesele olmuyor ama MHP-CHP arasında kurulabilecek bir koalisyonun, Türkiye için problemler çıkaracağı incileri saçıyor. Ortada,"CHP-MHP koalisyonu kuracağız" diyen partili bir yetkili olmadığı halde, AKP kendi korkusunu bu tür senaryolarla bastırmaya çalışıyor.

AKP'li yetkililer, her yerde MHP korkularını yansıtıyor. Bu korkuyu en çok yaşayan Recep Tayyip Erdoğan da, AKP'nin yavrusu olan DTP'yi korumak için yanına alacağını açıklamayı ihmal etmemiştir.

İ.Melih Gökçek de, bu karede yerini alarak, kendinin de AKP'nin beyin kadrosunda yer aldığı pozları vermeye çalışıyor.

İ.Melih Gökçek, madem AKP-DTP koalisyonu hesabı yapan beyin kadrosu içinde bulunmakta, tek başına iktidar hedefi ile yürüyen MHP'nin önünü kesmek için MHP-CHP koalisyon masalları anlatmak yerine, bize kendi ağızlarından deşifre ettikleri, AKP-DTP koalisyon hesaplarını anlatsın… Hadi İ.Melik Gökçek bu konuda da sac incilerini…

İ.Melih Gökçek, o televizyon programında asıl terbiyesizliği şehit cenazeleri konusunda yapmış olduğu yorumlarla göstermiştir.

Bu ülkede kimsenin inkâr edemeyeceği bir şekilde şehitlere her zaman sahip çıkmış MHP'yi, şehitleri istismar etmekle suçlamıştır.

Vatan tehlikedeyken İ. Melih Gökçek nerelerde saklanıyordu bilmiyoruz ama binlerce şehit veren MHP'yi, şehitleri istismar etmekle suçlamak için bir insanın ahlaksız, terbiyesiz, vicdansız, akılsız olması lazımdır. AKP'yi destekleyen çevreler son günlerde işte bu suçlamayı yaparak bu kategoriye girmektedir.

"Kürdistan'dan gelen haberler bizi memnun ediyor" diyenler, (AB)-(D)ullah Öcalan denen kahpeye "Sayın Öcalan", şehitlere "Kelle" diyenler, şehitlerin cenazesine katılıyor, bu şehitleri istismar olmuyor ama şehitlere her zaman yüreğindeki acı ile sahip çıkmış, MHP şehitleri istismar ediyormuş!

PKK'lıları devlet kurumlarında ağırlayanlar, onlara yemekli toplantılarda misafir edenler şehitlerin cenazesine katılıyor, bu şehitleri istismar etmek olmuyor ama şehitlerin anası-babası ve yavrusu ile ağlayan MHP şehitleri istismar ediyormuş!

Şehitlerimizin katillerine her zaman sahip çıkan, o katillerin leşlerini törenlerle gömen DTP ile koalisyon yapmaya hazırlananlar, şehitlerin cenazesine katılıyor, bu şehitleri istismar olmuyor ama "şehitler ölmez, vatan bölünmez" diye haykıran MHP şehitleri istismar ediyormuş!

Büyük Ortadoğu Projesi içinde "Kürdistan" kurmaya çalışan ABD'nin hedeflerine "Eşbaşkanlık" görevi alarak destek verenler, şehitlerin cenazesine katılıyor, bu şehitleri istismar etmek olmuyor ama "bu ülkeyi kimseye böldürtmeyeceğiz" diyen MHP şehitleri istismar ediyormuş!

Barzani'nin "kardeşleri", Talabani'nin "dostları" şehitlerin cenazesine katılıyor, bu şehitleri istismar olmuyor ama bu çapulcuların korkulu rüyası MHP şehitleri istismar ediyormuş!

İ.Melih Gökçek de, "MHP şehitleri istismar ediyor" diyenlerden birisi… Adı gibi biliyor, ortada bir istismar değil, şehitlere sahip çıkma var… Ama bunu çarpıtacak ki, şehit ailelerinin bile yüzüne bakmadığı kendi partisi AKP'nin düşen maskesini yerine takabilsin…

İ.Melih Gökçek, televizyonda yapmış olduğu terbiyesizce yorumlar şu cümlelerden oluşuyor:

"O şehit hepimizin şehidi. Onu siyasete alet etmemeliyiz. Bu hepimizin derdi. Ruhumuz aynı şekilde atar. Canımız aynı şekilde acır. Ama siz gelin bunu tamamen aynı siyasi hale getirin. Bu yanlış oluyor. İki cenaze gelse de arkasında biz bunun gitsek. Bunu bir kere Milliyetçi Hareket Partisi'ndeki arkadaşlarımızdan rica ederim bunu yapmasınlar… Devamlı el işaretleri yaparak bunu ortaya koyuyorlar. Ben de milliyetçi bir insanım ve oradaki pek çok kişi benim canım ciğerim arkadaşım. Ama siyaset için bu manada yapmamak lazım. Bu da bir handikap olarak ortaya çıkıyor. Yani bu konudaki garantileri vermedikçe halk nezdinde barajı aşmakta ciddi bir sorun yaşayacaklar."

Bugüne kadar milliyetçiliği-muhafazakârlığı istismar etmiş, kazandığı belediye başkanlığından sonra belediye binası önünde toplanan kalabalığa, bugün şehit cenazelerinde yapılıyor diye kızdığı bozkurt işareti yapacak kadar istismarcı olan İ.Melih Gökçek; Senin karakterin de zihniyetin de MHP'ye akıl verecek kapasitede değil. "İstismarcıların şahı", MHP'yi istismarcılıkla suçluyor, hale bakın!

İ.Melih Gökçek, MHP'ye akıl vermek yerine şehitlerin cenazesinde, AKP'liler neden yuhalanıyor, şehit aileleri AKP'lilerin yüzüne dahi niye bakmıyor ve her şeyden önce "Katil PKK-İşbirlikçi AKP" sloganları neden atılıyor, bunların gerçek nedenini bir anlamaya çalış… Tabi sen başta olmak üzere tüm AKP'liler bunun nedenlerini biliyor. Ama işinize gelmiyor.

Dün devlet kurumlarında, kırışa kırışa PKK'lılarla yemek masalarında oturanlar, sonra çıkıp istismar için kırışa kırışa şehitlerin cenazesine katılırsa, protesto edilir, İ.Melih Gökçek anladın mı?

Allah göstermesin, o senin yapına, karakterine çok benzeyen çocuklarından bir tanesi şehit olup Ankara'ya gelse ve bölücübaşına "Sayın Öcalan" diyenler, şehitlere "Kelle" diyenler, PKK'nın kavramlarını iktidarında kullananlar, PKK'lıları cezaevinden çıkartıp, Dışişleri konutunda ve T.B.M.M'de yemekli toplantılarda misafir edenler, Barzani ve Talabani ile sarmaş-dolaş olanlar, senin çocuğunun cenazesine istismar için katılsa, senin tepkin ne olurdu acaba?

İşte bir şehit ailesinin şerefi, karakteri böyle bir anda ortaya çıkar… Şehit cenazelerinde, her şehit ailesi bu şerefli davranışı, AKP'ye göstermiştir.

Hiç kimse AKP'yi kurtarmak için, cenaze kuralları anlatmaya, bu konuda fetva vermeye ve hele şehitler konusunda MHP'ye akıl vermeye çalışmasın…

İ. Melih Gökçek gibilerine kalsa, vatan evlatları her gün şehit olsun, sessiz-sedasız gömülsün, PKK dilediği gibi dilediği yerde ağırlansın ama Türk Milleti şehidine dahi sahip çıkmasın!

İ. Melih Gökçek, insanda biraz utanma olur, edep olur be…

İ. Melih Gökçek, bir tane şehit ailesine git sor bakalım, evladının cenaze törenine Ülkücülerin gelmesinden mi rahatsız oluyor, AKP'li bir yönetici gelmesinden mi?

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, Ahmet Kömür ismindeki bir şehit babası "Türk'üm diyemeyen Başbakan utansın. Ben ölene kadar Türk'üm, ölüm bize vız gelir. Kendi askerinden korkup Avrupa Birliği'ne burayı peşkeş çeken Başbakan utansın" şeklinde protesto yaptı diye, bu iktidar zamanı 11 ay hapis cezasına çaptırılmıştır.

İ. Melih Gökçek, siz bırakın Ülkücüleri eleştirmeyi, suçlamayı şehit evladının cenaze töreninde, yüreği yanarak söylediği bu sözlerden dolayı hapis cezası verdirmiş bir iktidar partisinin belediye başkanısın!

Ankara'nın milliyetçi-muhafazakâr insanları gördünüz değil mi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek'in gerçek yüzü budur, Bush'un, Barzani'nin, Talabani'nin iktidarda kalmasını çok istediği AKP'yi savunacağım diye maskesini düşürmüştür.

İ.Melih Gökçek, bugüne kadar her girdiği seçimde "eski MHP'liyim" sözleri ile milliyetçi-muhafazakâr insanları istismar etmiş, kandırmıştır. "Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni sol partiye kaptırmayalım" propagandası ile MHP kesiminden bile oy almıştır. İ.Melih Gökçek, artık o defter kapandı… Senin gerçek yüzünü gören,o kandırdığın,o istismar ettiğin ne bir MHP'li, ne bir Ülkücü sana bir tane bile oy vermeyecektir.

Sen artık müstakbel koalisyon adayınız DTP'lilerden oy isteyeceksin, artık onlara da gidip "Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni milliyetçi-muhafazakâr partiye kaptırmayalım" diye oy istersin… Sen alışıksın, bu gibi propagandalara nasıl olsa…

"Bende bir milliyetçiyim" diyen İ.Melih Gökçek, o zaman Türk milliyetçiliğinin en büyük düşmanı AKP'de ne geziyorsun?

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin nikâh salonunda AKP-DTP nikâhını ne zaman kıyacaksın İ.Melih Gökçek, davetiyeleri bastırdınız mı?

"Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez" dediğimiz için BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "Terbiyesizler" olarak nitelenen bizler, İ.Melih Gökçek seni "terbiyeli" olmaya davet ediyoruz… Tabi AKP'de terbiyeli olmak mümkünse?

 

http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=120065

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Ana Sayfa
Tüm Yazı Arşivi